Türkiye’de Müzik Yasağı “Yaşam Tarzı” Davası Oldu

Ankara Barosu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gece saat 24.00 sonrasında müzik yasağı uygulanacağını açıklamasının ardından yayımlanan İçişleri Bakanlığı’nın genelgesi aleyhine “yaşam tarzına müdahale” gerekçesiyle dava açtı.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın 21 Haziran günkü kabine toplantısının ardından “Müzikle ilgili sınırlamayı daha ileri bir saat olan 24.00’e çekiyoruz. Kusura bakmasınlar, gece kimsenin kimseyi rahatsız etmeye hakkı yoktur” sözleriyle Türkiye’de canlı müzik etkinliklerinde saat kısıtlamasını devam ettireceklerini açıkladı. İçişleri Bakanlığı da, Erdoğan’ın talimatı doğrultusunda dün yayımladığı, Corona virüsü salgını gerekçesiyle 1 Temmuz’dan itibaren kademeli normalleşme sürecine geçilmesiyle ilgili genelgesinde, tüm mekanlar için saat 24.00’ten sonra müzik etkinliği yasağı getirdi. Ancak yaz dönemine girilmesi dolayısıyla turizm ve eğlence sektörlerindeki işletmeler açısından ekonomik sıkıntıya yol açacağı görüşü dile getirilen saat 24.00 sonrasında müzik yasağıyla ilgili Erdoğan’ın kararı ve sözleri, Türkiye’de yaşam tarzına müdahale boyutuyla tartışılıyor.

Bugün Ankara Barosu, İçişleri Bakanlığı’nın genelgesi aleyhine Danıştay’a müzik yasağıyla yaşam tarzına müdahalede bulunulduğunu belirterek, dava dilekçesini sundu. Dilekçede, genelgedeki ilgili hükmün öncelikle yürütmesinin durdurulması ve sonrasında tümüyle hukuka ayrılık nedeniyle iptal edilmesi talep edildi.

Ankara Barosu’ndan yapılan açıklamada, “Sanatın ve sanatçının korunması Anayasamızın 64. maddesi uyarınca devletin yükümlülüğündedir. Genelgeler ile Anayasa’ya aykırı düzenleme yapılamayacağı gibi anılan düzenlemenin halk sağlığını korumak ile ilişkilendirilmesi de mümkün değildir. Müziği, sahneyi, konseri, sanatı yasaklayarak yaşam tarzına müdahale içeren bir anlayışı ortaya koyan İçişleri Bakanlığı’nın saat 24:00’den sonra müzik yasağı getiren 27.06.2021 tarihli ‘Kademeli Normalleşme Tedbirleri Genelgesi’nin ilgili maddelerinin Anayasa’ya aykırı olması nedeniyle yürütmesinin durdurulması ve iptali talebiyle Danıştay’da dava açılmıştır” denildi.

“Müzik yasağı hukuki açıdan keyfilik sorunu içeriyor”

Ankara Barosu’nun Danıştay’a sunduğu dava dilekçesinde, hükmün Anayasa’ya da aykırı olduğu belirtilerek, iptali için ayrıca Anayasa Mahkemesi’ne de başvurulması istendi. Dilekçede, Ankara Barosu’nun “hukuk devleti” ilkesi gereğince temel haklar ve toplumsal menfaatler bakımından müzik etkinliklerine saat sınırlaması gibi süreçlere müdahil olmak zorunda olduğu vurgulandı. Kanuni düzenlemeler, Anayasa Mahkemesi’nin geçmiş kararları ve TBMM kararları itibariyle barolar açısından “hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunma, koruma ve bu kavramlara işlerlik kazandırma görevi bulunduğu” kaydedildi. Bu nedenle barolar için bağımsız hak savunuculuğu temsiliyeti sorumluluğu olduğu belirtilerek, dolayısıyla İçişleri Bakanlığı’nın müzik etkinliklerine saat yasağı getirmesine karşı Ankara Barosu’nun dava açma yetkisi bulunduğu ifade edildi.

Dilekçede, genelgedeki yasaklama hükmü için “uygulaması, sınırlar, tanımlar gibi kategori ve ölçütlerden yoksun, öngörülebilirlik ve belirlilik ilkelerinden uzaktır” değerlendirmesi yapıldı. Dilekçede, “Yasaklama uygulamasının salgın süreciyle sınırlı olup olmayacağı, hangi müzik etkinliklerini kapsayacağı, müzikli eğlence yerleri, oteller, turistik bölgelerde de uygulanıp uygulanmayacağı ve benzeri konularda hukuksal gerekçe ortaya koyamamakta, gece saat 24.00 ten sonra ‘müzik yasaklanmakta’, hukuksal belirsizlik ve keyfilik sorununa tekabül ettiğinden, bir dava konusu ve iptal sebebi teşkil etmektedir” denildi.

Dilekçede Anayasa’nın 64’ncü maddesindeki “Devlet, sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korur. Sanat eserlerinin ve sanatçının korunması, değerlendirilmesi, desteklenmesi ve sanat sevgisinin yayılması için gereken tedbirleri alır” düzenlemesi de dikkate sunuldu. Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korumakla yükümlü olduğu ancak pandemi sürecinde zaten müzik sektörü sekteye uğramışken bu sektördeki sanatçıları desteklemekten uzak bir düzenleme yapıldığı belirtildi.

Altun “ideolojik çarpıtma” yapıldığını savunmuştu

Erdoğan’ın saat 24.00’ten sonra müzik yasağını devam ettirme kararıyla ilgili açıklamasında müzik etkinlikleriyle ilgili “rahatsız edici” ifadesini kullanması, Türkiye’de tepkiyle karşılandı. Erdoğan’ın “Kusura bakmasınlar” ifadesine karşılık sanatçılar ve pek çok sivil toplum örgütünce sosyal medyada “Kusura bakıyoruz” etiketiyle müziğe saat kısıtlaması getirilmesine tepki gösterildi.

Sosyal medyada sanatçılarca “müziği sanat olarak algılamak gerektiği ve rahatsızlık duyulamayacağı” yönündeki tepkiler üzerine Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Erdoğan’ın sözleriyle ilgili açıklama yaptı. Altun, Erdoğan’ın salgındaki yeni normalleşme adımlarına ilişkin açıklama yaptığını belirterek, “Bu adımlardan biri de salgın tedbirleri nedeniyle faaliyetlerine ara veren müzikli eğlence mekanlarının 1 Temmuz itibarıyla belirlenecek kurallar çerçevesinde açılması ve saat 24.00’a kadar hizmet verebilmeleri olmuştur. Ancak ne yazık ki yeni normalleşme uygulamalarına milletimizle birlikte sevinmek yerine ideolojik bir çarpıtmayla ‘müziğin engellendiği’ şeklinde tezvirat ve manipülasyona sarılanlar olmuştur” ifadelerini kullanmıştı.

ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Related Articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Stay Connected

0BeğenenlerBeğen
2,959TakipçilerTakip Et
0AbonelerAbone
- Advertisement -spot_img

Latest Articles