Alzheimer’ın En Etkili İlacı: Sürekli Tekrar Etmek…

Günümüzde oldukça sık görülen ve beyin fonksiyonlarının işlevlerini kaybetmesi olarak tanımlanan Alzheimer hastalığının önlenebilmesi adına en etkili tedavi yönteminin bıkmadan usanmadan tekrar etmekten geçiyor.

Son zamanların en korkutan hastalıklarından biri olan Alzheimer giderek çok daha fazla kişide görülmeye başlanmışken tedavisinde de yeni gelişmeler meydana gelmektedir. Alzheimer’ı önlemede genetik faktörler dışında en önemli şeyin zihinsel olarak beynin aktif tutulması ve yapılacak şeylerin çoğunun bizim elimizde olduğu belirtiliyor. Uzmanların, ”Rutin yaşam alışkanlıklarını bir kenara bırak ve yeni şeyler öğren” mesajının doğru okunması ve uygulanması ise Alzheimer’dan korunmada önemli sonuçlar veriyor. 

Zihinsel işlevinin sağlıklı olması bireyin yaşamını sürdürebilmesi için hayati önem taşımakta. İnsana özgü bir olgu olan zihinsel işlevin varlığı onun korunması ve değeri adına büyük önem teşkil etmektedir. Zihinsel işlevler, “bilişsel“ veya “entelektüel” işlevler olarak da adlandırılıyor. Bu noktada akla, “Zihinsel işlevlerimiz neden bozuluyor” sorusu geliyor. Zihinsel işlevlerin kişinin günlük yaşam aktivitelerini etkileyecek derecede bozulmasına ‘demans’ adı veriliyor. Tüm demansların yaklaşık yüzde 70’inin Alzheimer tipi demans olduğu belirtiliyor. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Gülsen Babacan Yıldız, demans denildiğinde akla ilk olarak ve yanlış şekilde Alzheimer demansı gelmesinin nedeninin bu olduğuna dikkat çekerek, demansa yol açan çok sayıda farklı neden bulunduğunun unutulmaması gerektiğini söylüyor.

ALZHEIMER 15-25 YIL ÖNCESİNDEN BAŞLIYOR

Tüm zihinsel işlevin korunması adına yapılabilecek ve dikkat edilmesi gereken elzem konular mevcuttur. Alzheimer genetik faktörlerden kaynaklı oluşabileceği gibi sağlıksız yaşam tarzı gibi sonradan kazanılan zararlı davranışlardan da meydana gelebilmektedir. Bu noktada Alzheimer’ı önlemek için oldukça önem arz eden kritik noktalar bulunmaktadır. Yıldız’a göre Alzheimer’dan korunmada en önemli görülen unsurlar arasında: Eğitim düzeyinin artırılması, zihinsel olarak aktif olma, ileri yaşlarda vücut kitle indeksinin yüksek olmaması, homosistein yüksekliği bulunmaması, depresyon, stres, diyabet, kafa travması, hipertansiyon ve ortostatik hipotansiyondan korunma gibi faktörler önemli rol oynuyor. Daha zayıf ilişkili faktörler ise orta yaşlarda şişmanlık, ileri yaşlarda kilo kaybı olmaması, fiziksel aktiviteyi artırma, sigara içmeme, düzenli uyku, kırılganlık olmaması, inme ve atrial fibrilasyondan korunma ile vitamin C kullanımı bulunuyor.

ALZHEIMER’DAN KORUNMAK KİŞİNİN KENDİ ELİNDE

Alzheimer hastalığının oluşumunun en büyük nedenleri arasında genetik faktörler bulunmaktadır. Genetik yatkınlık Alzheimer olma riskini artırıyor. Ancak genetik faktörleri bir kenara bırakacak olursak, hastalıktan korunmada yapılacak şeylerin çoğunun (başta zihinsel olarak beynin aktif tutulması gibi) kişinin kendi elinde olduğu belirtiliyor. Bununla kastedilenin günlük yaşam içinde düzenli olarak yapılan faaliyetler haricinde yeni şeyler öğrenme çabası olduğu belirtiliyor. Örneğin bir ev hanımı için yeni bir yemek tarifi öğrenme, farklı marketlerden alışveriş yapma, hobi olarak yeni bir aktiviteye başlama, bir matematik öğretmeni için tarih çalışma, bir doktor için yeni bir dil öğrenme, bir gazeteci için bir müzik aleti öğrenmeye yönelme verilebilecek örnekler arasında bulunuyor. Öğrenme olarak adlandırılan şey, beyinde nöronlar arasında yeni bağlantılar oluşturma olarak tanımlanıyor.

Alzheimer dan korunmada en önemli olan faktörlerin en başında gelen şey zihnin sürekli olarak aktif vaziyette tutulmasıdır. Sürekli olarak çalışan zihinsel aktiviteyle zihni genç tutmak çok büyük önem arz eder. Prof. Dr. Gülsen Babacan Yıldız, bunun her yaş grubunda gerçekleştirilecek fizyolojik bir süreç olduğuna dikkat çekerek, ”Kişi genç olup yeteneği varsa bu bağlantıların kısa sürede oluştuğu bir gerçek. Buna karşın diğer kişinin azmetmesi halinde bu bağlantıların aynı düzeyde oluşacağı bilgisi de unutulmamalıdır. Önemli olan bıkıp usanmadan tekrar etmektir” diyor ve devam ediyor; ”Patika bir yol düşünelim. Böyle bir yolda sık yürümemiz halinde eninde sonunda geniş bir yol açılacaktır. Nöronlar arasındaki bağlantılar da böyledir. Tekrarladıkça güçlü bir bağlantı oluşacak ve bu bağlantılar ilerleyen yıllarda kişinin beynini Alzheimer’den korumada çok etkili olacaktır.”

Related Articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Stay Connected

0BeğenenlerBeğen
2,942TakipçilerTakip Et
0AbonelerAbone
- Advertisement -spot_img

Latest Articles